2020 doğal afetlerle başladı.İlk günlerden bu güne değin,sel,fırtına,hortum,salgın hastalık,depremlerle devam ediyor.Hey be 2020 estin,gürledin,salladın geçtin yine.2020 böyle başladı ve böyle devam edeceğe benziyor.Bazı şeylere zamanla alışacağız.Virüsün ortaya çıktığı ilk günleri hatırlıyorsanız sokakta,evde,işte toplu taşıma araçlarında herkes birbirine tuhaf tuhaf bakıyordu.Niye diye soracaksınız?Çünkü herkes korkuyordu.Düşüncelerimizi gizlemeye gerek yok.Öyleydi işte!Boğazımız gıcık olur,öksürürsek  bütün gözler üzerimize çevriliyordu.Sabah-akşam virüs mü kaptım acaba diye bedenimizi dinliyorduk.Adeta bir sağlıkçı,doktor gibi davranmaya başlamıştık.Maske takanları hor,hakir görenler şimdilerde isteseler de istemeseler de maskelerini  takmak zorundaydılar.Birincisi kendi sağlıkları için,ikincisi başkalarını düşündükleri için,üçüncüsü de para cezası ödememek için.Allah’ım sen nelere kadirsin!Hele bir maskeni takma!900 tl ödemeyi göze alıyorsan, sen bilirsin.Normalleşen hayata yavaş yavaş döndük ve  yaşadıklarımızı kanıksamaya başladık.Virüslü hayatımıza alışmalıydık.Bilim Kurulu’da aslında bunu öngörüyordu ve haziran ayında her şey normalleşmeliydi.Alışmalıydık.Bu hayatta insanoğlu her şeye alışıyor.Tehlike geçmiş değil aslında. Asya ve Avrupa ülkelerinde yaşanan hortum,fırtına gibi doğal afetlere de tıpkı onlar gibi alışacak ve doğal karşılamaya çalışacağız.İklim değişikliği ve kutuplarda buzulların erimesi bu doğal afetlerin en büyük sebebi.Başka sebepler de olabilir.Maddi ve manevi bütün sebepleri düşünmek gerek.Geriye dönüp baktığımızda çok şey yaşamışız diyoruz.O günlerin verdiği psikolojiyi tekrar yaşamak istemiyoruz.Doğanın getirdiği doğa olaylarına da tıpkı virüs gibi alışacağız.Alışırken tedbiri  de elden bırakmayacağız.Bütün sorumluluk insanoğlunda...

Selam ve dua ile...