Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Heiko Maas ile düzenlediği basın toplantısında, 'Almanya’nın bu seyahat uyarısını gözden geçirmesi gerekiyor' dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Heiko Maas ile düzenlediği basın toplantısında, 'Almanya’nın bu seyahat uyarısını gözden geçirmesi gerekiyor' dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi temaslarda bulunmak üzere Almanya’nın başkenti Berlin’e geldi. Bakan Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Heiko Maas ile görüşmesinin ardından ortak basın toplantısına katıldı. Açıklamalarında Libya konusuna değinen Çavuşoğlu, 'Bugün hepimiz için önemli bir sorun Libya. Libya’da da kalıcı bir ateşkes ve siyasi çözüm. Yani tek çözüm, siyasi çözümdür. Ama bugüne kadar tüm çabalarımıza rağmen ateşkese yanaşmayan bir Hafter’in olduğunu gördük ve net bir şekilde Berlin’de gördük. Berlin Konferansı’nın başarısı için Türkiye olarak tüm hazırlık toplantılarının yanında ateşkesin tesis edilmesi konusunda özellikle Sarrac yönetiminin de ikna edilmesi konusunda çok önemli roller üstlendik Türkiye olarak' dedi.

'En iyi çözüm siyasi çözümdür'
'Berlin Konferansı’nda neler olduğunu bu konuda en çok çaba sarf eden dostum Heiko ve Sayın Şansölye Merkel gördüler yani Hafter’in olumsuz tutumu' diyen Çavuşoğlu, 'Şu anda geldiğimiz noktada da aynı şeyi söylüyoruz. En iyi çözüm siyasi çözümdür. Bir an önce ateşkesin tesis edilmesi gerekiyor. Ateşkesin bu sefer kalıcı, bağlayıcı olması gerekiyor ve bunun için de meşru yönetimin tabi bazı şartları var ve sonuç odaklı bir siyasi süreçli yol haritasının da ortaya konulması lazım ki bu ateşkes kalıcı olsun. İşte tüm bu konularda, biraz önce de söyledim, Almanya ile dostum Heiko ile ve diğer ülkelerle çalışmak isteriz. Buna Fransa da dahil. Yeter ki hepimiz meşruiyetten yana olalım. Yeter ki darbecileri desteklemeyelim ve Libya’nın bölünmesine karşı olalım. Burada NATO’nun endişelerini de bizim iyi anlamamız lazım ve bu endişeleri de karşılayacak bir istikrara, huzura Libya’yı kavuşturmamız gerekiyor. Bu konuda birlikte çalışmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.
Almanya’nın en önemli ticaret ortağı olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, 'Turizm önemli bir sektör ve bugün bunu da enine boyuna ele aldık. Kültür ve Turizm Bakanımız ve Sağlık Bakan Yardımcımız muhataplarıyla da verilerle birlikte bu konuyu ele alacak. Biz güvenli bir ortamda, sağlıklı bir ortamda Almanya’dan ve diğer ülkelerden gelecek misafirlerimizi ağırlamaya hazırız' dedi. Çavuşoğlu açıklamasını şu şekilde sürdürdü
'Tüm tedbirlerimizi aldık ve tüm tesislerimiz, havaalanları, transferler, oteller dahil hepsi de Almanya firmaları tarafından sertifika edildi ve denetimini de onlar yapacak. Almanya’dan uzmanlardan oluşan bir heyeti de çok önceden davet etmiştik. Zaten uçuşlar başladı şu anda 11 Haziran itibari ile 8 şehre Türk Hava Yolları (THY) uçuyor. Yine özel şirketlerimiz uçmaya başladı.'

'Almanya’nın bu seyahat uyarısını gözden geçirmesi gerekiyor'
Turistlerin de yavaş yavaş gelmeye başladığını vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, 'Ama tabi burada önemli olan Almanya’nın bu seyahat uyarısını gözden geçirmesi gerekiyor. Objektif veriler çerçevesinde geçirmesi lazım. Alman dostlarımız da Türkiye’ye tatile gelmek istiyor. Burada sadece bizim sektörümüz değil, Alman turizm sektörü için de çok önemli. Seyahat acenteleri, Türkiye’de çok sayıda Alman şirketlerin oteller var. Antalya Havaalanını Frapord Trük firması ortağıyla beraber işletiyor. İç içe geçmiş bir durumda. Dolayısıyla objektif kriterler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor ve biz son rakamları da bugün Heiko’ya verdik, arkadaşlarımız da muhataplarına verecek. Objektif kriterler konulduğu zaman Türkiye’nin güvenli ülke listesinde olması lazım' şeklinde konuştu.

'AB listesinin de objektif kriterler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor'
Bakan Çavuşoğlu açıklamasını şu şekilde sürdürdü
'Sağlık konusunda dünyada en iyilerinden birisi Almanya, bir tanesi Türkiye. Dünya Sağlık Örgütü de zaten hakkını teslim ediyor. Almanya’da, dünyada basın kuruluşları Türkiye’nin bu anlamdaki başarısını takdir ediyor. AB listesinin de objektif kriterler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor. Hiçbir verinin olmadığı, şeffaflığın olmadığı bazı ülkeler bu listede var, Türkiye yok. Burada görüyoruz ki siyasi saiklerle karar alınmış. Sağlık konularında siyasi saiklerle bir ülkenin lehine ya da aleyhine karar almak bizleri yanıltabilir ve bizi yanlış yerlere götürebilir. Geçen sene 5 milyondan fazla Alman turisti ülkemizde ağırladık hepsi de büyük bir memnuniyetle Almanya’ya döndüler. Ben inanıyorum ki bugünkü faydalı görüşmemizden sonra bu konuda daha böyle samimi bir ortamda verilerimiz şeffaf, AB ile de paylaşıyoruz, güncel veriler herkesle paylaşılıyor. Bu konudaki kararları birlikte alacağız. Sektör önemli, turizm önemli ama hepimiz için en önemli olan şey insanlarımızın sağlığıdır. Bizim açımızdan Türk vatandaşı ile Alman vatandaşının başka bir ülke vatandaşının arasında bir ayrım olamaz. Hepsinin sağlığı önemli. Bunu da temin etmek için tedbirlerimizi aldık. Hazırız ve inşallah yakın zamanda Almanya’dan ve diğer ülkelerden de turistleri ülkemizde huzur içinde ağırlayacağız.'

'Libya ile ilişkimiz meşru hükümetle'
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 'Libya konusunda bizim tutumumuz net ve bizim ilişkilerimiz de BM tarafından 2015’de Libyalılar arasında imzalanan anlaşma ile meşru olan hükümetler, Hafter’in bir meşruiyeti yok. BMGK diyor ki Serrac hükümeti ile çalışın, diğerleri ile ilişkinizi kesin. Bizim Libya ile angajmanımız meşru hükümetle. Silah veriyorsunuz Libya’ya askeri işbirliği anlaşmamız çerçevesinde danışmanlık. Bir taraftan Suriye’den savaş uçakları Libya’ya geliyor. Bir taraftan Abu Dabi’den uçaklar geliyor, silah geliyor. Bir yandan Fransa meşru olmayan Hafter’e silah veriyor. Bu konuşulmuyor. Türkiye’nin meşru hükümetle ilişkileri ya da angajmanı konuşuluyor. Burada bir çelişki var. Her şeyden önce dürüst ve samimi olmamız lazım' ifadelerini kullandı.

'Fransa’nın Türkiye’den özür dilemesi gerekir'
Bakan Çavuşoğlu açıklamalarına şöyle devam etti
'Aynı dürüstlüğü Akdeniz’de Fransa’nın iddia ettiği olaylarda da göstermemiz lazım. Burada Fransa gerek AB’ye gerek NATO’ya doğruyu söylememiştir. Bizim gemilerimizin kilit attığı iddiası doğru değildir. Raporlarla belgelerle biz bunu kanıtladık. NATO’ya verdik, NATO da bu gerçeği gördü. Fransa’nın özellikle burada yanlış bilgilerle yönlendirmeyle Türkiye aleyhtarlığı yapacağı yerine esasen samimi bir itirafta bulunmazı lazım. Bizim de Fransa dan beklentimiz bu doğru bilgi vermemesinden dolayı amasız net bir şekilde bizden özür dilemesi gerekiyor. Birileri yönetimi yanıltabilir. Belgelerle ortaya çıktığı zaman da bu ülkenin Türkiye’den özür dilemesi gerekir. İzim beklentimiz bu . NATO müttefiklerimizle ilişkilerimize çok önem veriyoruz. Böyle bir olayın yaşanmaması için azami dikkati gösteriyoruz. İrini operasyonunun yanlışlığından kaynaklanan ve Fransa’nın son zamanlarda kaybettiği zeminden dolayı Türkiye karşıtlığını görüyoruz. Suriye’de bir terör devleti kurulması projesi vardı bu ortadan kalktı. Libya’da da bir darbeciyi desteklediler. Buradan da denge kaybedildi. Fransa’nın bun un agresifliğini Türkiye’den çıkarmaması lazım.'

'Fransa’nın da bu çizgiye gelmesi'
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’a Libya’nın istikrarı için Fransa’nın da toplantıya katılması yönünde fikir beyan ettiğini dile getirerek, 'Orada, NATO’yu da endişelendiren gelişmeler var. Buna da sebep olan biz değiliz, yol açan Fransa. Müttefikler olarak birlikte çalışmamız lazım. Fransa’nın da bu çizgiye gelmesi' dedi.
Çavuşoğlu, Almanya’nın Türkiye’ye yönelik seyahat uyarısına ilişkin soruya, 'Düşüncelerimizi samimi olarak söylüyoruz. Ama bazı Alman gazeteciler de sordu. Almanya’ya küsecek misiniz? Hayır dedik. Burada küsmek olmaz. yanlış bilgi varsa bunu düzeltmek bizim görevimiz. Daha fazla diyalog daha fazla angajmana ihtiyacımız var dedik. Bugünkü görüşmeminiz de sebebi de budur. Bugün yeni verileri de paylaştık. Daha önce sorulan sağlık tedavisine ilişkin soruları yanıtladık. Sağlık Bakanımız Alman muhataplarına mektup gönderdi. Bugün de duyduğumuz hayal kırıklığına ilaveten ne yapmamız gerekir. Konuştuk. Öğleden sonra da İçişleri Bakanı ile görüştük. Bugünkü görüşmelerimizin olumlu netice getireceğini umut ediyorum' yanıtını verdi.

'Hafter bugün şansını kaybetti'
Çavuşoğlu, Libya’ya ilişkin soruyu şu şekilde yanıtladı
'Libya’da iki taraf diyoruz. Bana göre Hafter bugün şansını kaybetti. Berlin’de Moskova’da. ‘Ülkenin yönetimine el koydum’ diyerek. Sahada da kaybetti. Şansını kaybetti ama Libya’da tarafların masaya oturması konusunda Türkiye olarak katkımızı devam ettireceğiz. Geçmişte de bizim cesaretlendirmemiz, teşvik etmemiz sayesinde Serrac hükümeti burada ortak deklarasyonu kaybetti, Moskova’da da bir ateşkes belgesine imza attı. Daha sonra da yapıcı tutumu sergiledi. 5+5 formatında da yine aynı yapıcı formatı sergileyeceklerinden eminiz. Bizim de yapıcı rolü önemli olacaktır. Almanya ile bu konuda çalışmaya devam edeceğiz.'

'Dönüşte bu 14 günlük karantina onları da korkutuyor'
Çavuşoğlu, Alman turistlerinin, Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarının ülkesine gelerek ailelerini ziyaret etmelerini de istediklerini dile getirerek, 'Dönüşte bu 14 günlük karantina onları da korkutuyor. Bu konunun gözden geçirilmesi gerekiyor. Tüm bu seyahat uyarılarına rağmen Antalya’ya Almanlar geliyor mu? Evet geliyor. Bunun sebebi Türkiye’yi güvenli olarak görüyorlar. Esas bu seyahat uyarısı ve engeller kalkarsa. O zaman rahat ortamda gelecekler' ifadelerini kullandı.

'Hiçbir turiste şu ilacı kullanacaksın diye bir dayatma olamaz'
Kimsenin zorla bir tedaviye tutulamayacağını sözlerine ekleyen Çavuşoğlu, 'Zorla bir ilaç verilemez. Korona ile mücadelede tek bir aşı yok, tek bir ilaç yok dolayısıyla tek bir tedavi yöntemi de yok. Hastanın durumuna göre de farklı metotlar uygulanıyor. Her ülkenin çeşit çeşit tedavileri var. Ama burada önemli olan hastanın tedavi olmadan önce ne tür bir tedavi olmak istediğinin sorulması ve sonrasında da alacağı tedavi konusunda kendisinin yazılı olurunun olması. Yoğun bakımda ve solunum cihazı ihtiyacı olan hasta ile ilgili doktorlar karar verebilir. Hiçbir hastaya, hiçbir turiste şu ilacı kullanacaksın diye bir dayatma olamaz. Kendi vatandaşımıza da yok. Onlara anlatılır. Kabul ederlerse tedavi yöntemi uygulanır. Sağlık Bakanlığı yetkililerinin gelip tedavi yöntemlerimizi görmelerini de teklif ettim. Her şeyin şeffaf olması ve güvenilir ortamda olması lazım' açıklamalarını yaptı.
Turistte korona tespit edilmesinin ardından hastanede değil otelde karantina süresini geçirmesini istemesine yönelik çalışmaların sürdüğünü bildiren Çavuşoğlu, 'Buna göre de tedbirlerimizi aldık. Kimseye zorla bir tedavi uygulanmaz. bu insani de değil, tıbben de doğru değil' dedi.