Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde bulunan Hisaralan Termal Turizm bölgesi jeotermal suyun kendi cazibesi ile yeryüzüne çıkışının görülebildiği nadide yerlerden birisi olma özelliği taşıyor.

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde bulunan Hisaralan Termal Turizm bölgesi jeotermal suyun kendi cazibesi ile yeryüzüne çıkışının görülebildiği nadide yerlerden birisi olma özelliği taşıyor. Kaynak suların oluşturduğu travertenler de bölgeye ayrı bir güzellik katıyor. Kaya olarak görülen ancak yer altı sularında bulunan minarellerin oluşturduğu yüzlerce yıllık dikitler ise özellikle yabancı turistlerin ve jeoloji alanından meraklı grupların ilgisini çekiyor. Bölgede bulunan 7-8 metre uzunluğundaki içinden halen su gelen dikitler ise Türkiye’nin tek yaşayan dikitleri olarak anılıyor.
Sındırgı’nın Hisaralan bölgesinde jeopark olarak anılan bölgede oldukça fazla olan jeotermal suyun çıkış noktasındaki görsellik doğal güzellik oluşturuyor. 98 derecede yer yüzüne çıkan termal su 3 dakikada yumurtayı bile haşlarken, termal turizm bölgesi ve doğal sit alanı olarak koruma altına alınan bölge Sındırgı Belediyesi, Balıkesir Üniversitesi, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa gerçekleştirilecek proje ile Jeporak alanına çevrilecek. Proje çalışmalarının tamamlandığı kısa süre içerisinde doğal yapının bozulmadan çalışmaların başlayacağı belirtildi. Jeopark çalışmaları tamamlandığında Türkiye’nin ikinci jeoparkı bu bölgede olacak. Aynı zamanda bölgedeki canlı dikitler UNESCO listesine girmeye de aday. Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş, '2006 yılında termal turizm alanı ilan edildi. Bizler bu iş ile ilgili stratejik olarak Sındırgı’nın gelişmesini, kalkınmasını, büyümesini jeotermal ve buna bağlı işler ve insanların şehrimize gelmesine bağlı olarak büyüyeceğine inanıyoruz. Bizler turizmle ilgili yapacağımız işlere her gecen gün birilerini ekliyoruz. Biz 2004’lerde bunun tohumlarını attık stratejik planlarımızı o zamanlar yaptık. Şehrimizin iki tane termal su kaynağında önce Emendere’de bir otel yapımını sağladık arkasından Hisaralan bölgesinde Hisaralan Termal Turizm alanı ilan ettirdik, Turizm Bakanlığına. Doğal sit alanı olarak da burayı korumaya aldırdık. Şu anda bulunduğumuz yer Hisaralan termal Turizm alanında doğal sit alanında bulunan bölge burada milyon yıldan bu yana akan jeotermal kaynağı var. 176 litre saniyede debiyle akıyor. Doğal çıkışları bulunan bir yer yumurta kaynatıyorsunuz, 2-3 dakika içerisinde patates kaynatıyorsunuz. Tabi ki daha önceki yıllarda dikit oluşturarak suyun yeryüzüne çıktığı çok güzel koniler var sekiz metre on metre ve tabiat olarak yüzlercesi var burada. Birisi bitmiş koninin sıcak su haznesi öbürküne geçmiş tabi depremlere kırıklara bağlı olarak farklı alanlarda su çıkabiliyor. Bu sahanın çıkan alanını bir peri bacaları gibi ve burayı gezilebilecek, görülebilecek bir haneye dönüştürmek istiyoruz. Çünkü hala beş tane konide canlı olarak su akıyor. Yedi sekiz metrelik koninin ucu delik ve delik olan yerden suyun aktığını görme imkanına sahibiz. Böyle bir ortam Dünyada çok nadir ortamlardan birisi' dedi.
Balıkesir Üniversitesi’nde görevli Prof.Dr. Erdal Gümüş ise, bölgenin oluşumu ile ilgili bilgiler verdi. Gümüş, 'Tabi bu milyonlarca yıl sürecek hisar alanda şu toprağın içerisinde hep yerden çıkan su yüzeye ulaşana kadar magmanın içerisinden getirdiği birçok değerli minerali de toprağın içerisinde biriktiriyor. Güzel olan şey şu hemen yakınımızda bir altın madeni var. Bu bir damar halinde bir maden bu altın madeninin oluşumu da bugün hisar alanda fiilen cereyan eden jeotermal yüzeye akım sürecinin milyonlarca yıl önce tamamlanmış bir ögesi biz burada mineral zenginleşmesinin hem evveliyatının ve sonuçlarını hem de bu uzun yıllara insan ömrünü tesadüf edemeyeceği kadar geniş bir zamana yayılmış çok büyük bir jeolojik süreci fiilen tesadüfe edebileceğimiz, görebileceğimiz deneyimleyebileceğimiz bir sahada bulunuyoruz. Burası aynı zamanda doğal özellikleri bakımından da çok keyifli çok kıymetli bir saha. Özellikle bu sahaya yapmayı planladığımız termal havuzlar su kaydırakları buranın akabinde kuracağımız doğa tarihi müzesi ile yeni bir soluk, yeni bir heyecan ve yeni bir turizm akımı başlatmayı düşünüyoruz. Burası aynı zamanda yer bilimleri, doğa bilimleri konusunda da pek çok okulun sıkça ziyaret edeceği bir doğa laboratuvarı haline gelecek' dedi.