Bu günler de her iki bireyle evde başbaşayız.Her ikisinin de ilgi alanı ve isteği çok farklı.İkisini de aynı kefeye koymayı bırakın,aynı odayı paylaşmalarını sağlamak bile bir hata olabiliyor.

Gençlere soruyoruz:Çocukluğunu ne çabuk unuttun? Şen de işte böyle,tıpkı kardeşin gibiydin.Sen de bu yollardan geçtin.Onun yaptığı davranışları sen de sergiledin.Düz duvarlara tırmandın.Daha neler yaptın bir bilsen. Gençlere  bunu ifade edemez, onları bu  şeylerle ikna  edemezsiniz.

Farklı çalışan iki zihin bir arada nasıl durabilir?Birisi zıp zıp yerinde duramıyor;diğeri ergenleşme,olgunlaşma döneminin en sıkıntılı günlerini yaşıyor.Gerek fiziki gerek ruhsal bir değişim süreci yaşıyor.Beni kendi halime bırakın,yalnız kalmak istiyorum, diye bas bas bağırıyor.

Her iki bireyi de anlayabilmek, her iki bireyle de anlaşabilmek bizim elimizde.Aralarında çok fazla yaş farkı olan gençlerle, ihtiyarların kuşak çatışması yaşadıklarını bizzat görüyoruz.Aynı yüzyılda yaşamak bir şey değiştirmiyor.Aynı ailede büyüyen,aynı sofrada yemek yiyen,aynı atmosferi soluklayan,aynı duygu ve düşünceler etrafında yetiştirilen kardeşler de kuşak çatışması yaşayabiliyor.

Bunu aşabilmemizin yolu onlara öncelikle rehberlik etmemizle,onlara rol model olmamızla mümkün.Onlara yeterli zaman ayırıyor muyuz? Ayırdığımız bu zaman dilimlerinde küçüklerle oyun oynayabilir,resim çizebilir,etkinlikler yapabiliriz.Peki ya büyükler!Onları nasıl kontrol altında tutacağız.İşimiz çok kolay değil tabii ki.Onlarla bilgisayar oyunları oynayabilir, duygu ve düşüncelerini öğrenebilir,  onlara saygı duyabilir,bugünlerde neler yapmak istediklerini öğrenebiliriz. Her ikisi arasında denge sağlamak bizim elimizde.

Ebeveynler olarak hangi yaş aralığında olursa olsun çocuklarımızı birbirleriyle çatıştırmayalım.Aralarına kıskançlık tohumları ekmeyelim.Onları bu konuda suçlamayı bırakıp kendi davranışlarımızı gözden geçirelim.Çünkü bizler birer aynayız.Bazen farkında olmadan iyi yada kötü her türlü şeyi yansıtabiliyoruz.

Sabırlı olmayı diliyorum.Selametle...