Size tüm insanlarda var olan iki hastalıktan bahsetmek istiyorum. Ya kendini herkesten üstün görme hastalığı, ya da kendini aşağılık biri olarak görmek. Öncelikle üstün görmeye değinelim. Bir insan neden bu hastalığa kapılır ki? Diğer insanlardan farklı olarak ne görür kendinde? Oysa hepimiz topraktan yaratılmadık mı?

Koşullar eşit olmayabilir. Ama bunun güvencesi kişiye karşısındaki kişiyi ezme hakkı vermez. Herkes insan. Herkes aynı şekilde yaratıldı. Herkes bu hayatı paylaşmak zorunda. İyi ve kötü ayrılsın sadece. İşte bu hastalığa kapılanlar da emin olun herkesin gözünde kötüdürler. İnsanlara davranış biçimimiz bizim karakterimizi ele verir. Kimse bulunmaz hint kumaşı değildir. Ve unutmayın ki, kimse kimseden üstün değildir.

Kendini aşağılık hissedenlere gelelim. Belki birazda ilk bahsettiğim hastalıktan dolayı bu hastalığa kapılmış olabilirler. Sürekli onları ezen insan topluluğu karşısında başka ne yapabilirler? Ama mesele sadece bu değil! Kendine acıma duygusu, kendini sürekli başarısız görme... İnsanlar bunu kendisine yapıyor. Sürekli bir dertleri varmış gibi, kimsenin gözünde değerleri yokmuş gibi düşünerek yaşıyorlar.

Dünyada milyonlarca insan var. Bizi birbirimizden ayıran tek şey de karakterlerimiz. Bu iki hastalığı tedavi etmek insanın kendi elinde. Her ikisi de yakalanılmaması gereken kötü birer hastalık. Kendini üstün görme hastalığına kapılanlar çevresindekileri öldürür, kendini aşağılık biri olarak görme hastalığına yakalananlar ise yavaş yavaş kendini öldürür.

Bedeniniz toprağa girer demiyorum. Bedeniniz sizde kalır ama ruhunuz asla ölmesin...