Son günlerde korona virüsü salgınlarına bağlı ölümlerin artması ve bu virüse karşı şimdilik spesifik bir tedavisinin de olmaması hem insanları telaşlandırdı hem de doğal çözüm arayışlarına sevk etti.

Son günlerde korona virüsü salgınlarına bağlı ölümlerin artması ve bu virüse karşı şimdilik spesifik bir tedavisinin de olmaması hem insanları telaşlandırdı hem de doğal çözüm arayışlarına sevk etti. Prof. Dr. Fatih Satıl, antik çağlardan beri insanlar tarafından bazı otların viral enfeksiyonlar başta olmak üzere çeşitli hastalıklar için doğal tedavi olarak kullanıldığını, günümüzde de virüslere karşı vücudumuzu koruyacak şifalı bitkilerin tabiat eczanesinde var olduğunu ifade etti.
Balıkesir Üniversitesi Öğretim görevlisi Prof. Dr. Fatih Satıl, tüm dünyayı kasıp kavuran korona virüsüne karşı doğada virüs savar birçok bitki olduğunu belirterek, Balıkesir’de pazar günleri kurulan semt pazarında İHA’ya virüs savar bitkiler ile ilgili bilgi verdi. Prof. Dr. Satıl, pazar yerinde tezgahlar arasında virüs savar bitkilerin faydalarını anlattı.

'Korona virüsü salgınına karşı virüs savar doğal bitkiler var'
Prof. Dr. Satıl, şu bilgileri verdi
'Bitkilerde bulunan, özellikle bazı polifenolik yapıdaki aromatik bileşiklerin doğrudan virüsler üzerinde etkili olduğunu ya da dolaylı olarak bağışıklık sistemini uyararak faydalı olabildiğini ortaya koyan birçok bilimsel çalışma var. Virüs savar bitkiler olarak da bilinen; laden, meyan, mürver, nane, kekik, melisa, adaçayı, biberiye ve sarımsak üzerinde yapılan bilimsel çalışmalarda; bu bitkilerin içeriğinde çok sayıda antiviral etkili bileşiklerin bulunduğu görüldüğünü ve ülkemizin özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesinde bol miktarda yabani olarak bulunan laden bitkisinin bileşimindeki polimerik polifenoller virüsün çoğalmasını ve bakterilerin gelişimini engeller. Günümüzde bu bitkin eczanelerde ilaç olarak satılan formaları bulunuyor. Aynı şekilde, özellikle ülkemizin güneydoğusunda halkın yoğun olarak tükettiği meyan bitkisi de antiviral özelliği ile en etkili bitkiler arasında yer alır. Bilimsel adı Sambucus nigra olan ’mürver’ bitkisinin meyvelerinden hazırlanan şurup, hem bağışıklık sistemini güçlendirici etkiye hem de antiviral etkisi nedeniyle ilaç olarak Avrupa’da kullanılmaktadır. Ballıbabagiller ailesinin üyelerinden olan adaçayı, nane, kekik, lavanta ve biberiye viral enfeksiyonları doğal olarak tedavi etmek için geleneksel halk tıbbında yaygın olarak kullanılmaktadır. Kekik, mikrop öldürücü etkisi en yüksek olan bitkiler arasındadır. İçeriğinde bulunan Karvakrol antiviral özelliğe sahiptir. Lavanta yağı, antiseptik ve antiviral özelliktedir. Lavanta yağını bir pamuğa damlatarak kokusunu odaya yayabilirsiniz. Örneğin biberiyenin içeriğinde bulunan bazı bileşikler, herpes virüslerine, grip ve hepatitlere karşı antiviral aktiviteye sahiptir. Sarımsak, soğuk algınlığına neden olan virüslere karşı antiviral aktiviteye sahiptir. İnsanlık tarihinde 5 bin yıldır ilaç olarak kullanılan bu kıymetli bitki mutfağımızdaki en kuvvetli doğal antibiyotiktir.'

'Doğal bitkileri kullanmadan önce doktorunuza danışın'
Doğal virüs savar bitkileri kullanırken mutlaka bir doktora danışılmasını isteyen Prof. Dr. Satıl, 'Bu yukarıda saydığımız virüs savar bitkileri hasta olduğunuzda kullanmadan önce mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Hastalık teşhisi konulduktan sonra, doktorunuza da danışarak bitkisel maddeleri veya ilaçları kullanın. Mümkünse bitkisel tedavi eğitimi almış bir hekimle bitkisel tedaviye devam edin' dedi.

Hanife Yüksel '4 çocuk doğurdum. Ne ebe ne de hemşire gördüm'
Prof. Dr. Satıl, pazar yerinde dolaşırken bir tezgahta adaçayı, marul ve sebze satışı yapan 75 yaşındaki Hanife Yüksel adaçayının faydalarını anlatabilmek için kendi hayatından örnek vererek, 'Ben 4 tane doğum yaptım. Ne bir doktor gördüm. Ne bir hemşire veya ebe gördüm. Doğumdan sonra bana hep adaçayı ve nişasta verdiler. Adaçayına biz boşyaprağı da diyoruz. Adaçayı çok faydalı bir bitkidir. Çayını yaparken küçük bir dal adaçayı parçası yeter' dedi.
Prof. Dr. Satıl da gebelik esnasında adaçayı kullanmanın zarar verebileceğini belirterek, 'Doğum sonrası hem vücudu güçlendirir hem de enfeksiyonlara karşı vücudu sağlamlaştırmak için kullanılır' dedi.