Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, suyu korumakla vatanı korumak arasında hiçbir fark görmediklerini belirterek, “Su kaynaklarının azalması bizim gibi kişi başına kullanılabilir su miktarı bakımından su stresi çeken bir ülke için çok ciddi riskler içermektedir. Su kanunu hazırlıyoruz” dedi.

Su kayıplarının önüne geçmek için taslak hazırladıklarını belirten Erdoğan "Mahalli idarelerimizin yeni su kaynağı araştırmadan daha ziyade öncelikle mevcut şebekedeki su kayıplarını azaltmaları gerekiyor. Bu konuda tüm belediyelerimizin gereken hassasiyeti göstereceğine inanıyorum. Su depolama kapasitemizi 177.2 milyar metreküpe yükselttik. Su kaynaklarının azalması bizim gibi kişi başına kullanılabilir su miktarı bakımından su stresi çeken bir ülke için çok ciddi riskler içermektedir. Türkiye’nin her geçen gün daha da kötüleşen bu tablo karşısında gereken adımları şimdiden atması şarttır. Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında mahiyet itibariyle hiçbir fark görmüyoruz. Bu amaçla son 19 yılda ülkemizin su ve gıda güvenliğini garanti altına alacak pek çok önemli projeyi hayata geçirdik. Ülkemizde içme suyu temini konusundaki en büyük sorunlardan biri kayıp kaçak oranının yüksekliğidir. Belediyelerimizin su kayıp kaçak oranını şu anki yüzde 30’lar seviyesinden yüzde 25’e düşürülmesi için çalışmaları devam ediyor" dedi

KAYNAKLAR AZALIYOR

Tüm dünya su kaynaklarının hızla yok olduğuna değinen Recep Tayyip Erdoğan " Tüm dünyada olduğu gibi bizim de iklim değişikliği ve kuraklık sebebiyle su kaynaklarımız giderek azalıyor. Suyu açık kanalet sistemleriyle kullanmanın yanlış olduğu inancındayım. Zira açık kanalet sisteminde yüzde 60-70’lere varan buharlaşmanın suyu ne derece israfa yönelik hale getirdiğini görüyoruz. Onun için bundan sonraki süreçte daha çok açık kanalet değil kapalı sistemle suyu kullanmanın gayreti içinde olacağız, yatırımlarımızı buna yönelik yapacağız. Kişi başına içme ve kullanma suyu ihtiyacı günden güne artıyor. Su kaynaklarına ziraat endüstri ve evsel atıkların karışmasıyla birlikte sularımız her geçen gün kirleniyor. Dünya genelinde 20-25 yılına kadar su kıtlığı yüzünden 700 milyon insanın göç etmek zorunda kalacağı belirtiliyor.”