Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, 'Kadınları, çocukları, aileyi korumak için marjinal ve sapkın hayat tarzlarına hukuki zemin kazandırılmasına ihtiyacımız da yok, izin de vermeyiz.

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, 'Kadınları, çocukları, aileyi korumak için marjinal ve sapkın hayat tarzlarına hukuki zemin kazandırılmasına ihtiyacımız da yok, izin de vermeyiz. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ‘kadınları öldürmek yasak değil’ anlamı ve üslubuyla kamuoyuna sunulması art niyetli, yalan ve provokasyondur. Çözümü İstanbul Sözleşmesi’nde değil, kendi inancımızda, kültürümüzde, irfanımızda, kendi kanunlarımızda aramalıyız' dedi.
Destici, TBMM’de basın toplantısı yaparak gündemi değerlendirdi. Destici, eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 12 yıl önce helikopter kazasında hayatını kaybettiğini hatırlatarak, 'Büyük Birlik Partisi olarak pandemi şartları ve artan vaka sayılarını dikkate alarak biz bu sene kabir başında çok geniş kapsamlı bir program planlamıyoruz, yapmıyoruz. Tabii ki gelecek, ziyaret edecek olanlar mutlaka geleceklerdir. Ama biz bu şartları düşünerek Büyük Birlik Partisi olarak bir salon toplantısıyla o gün öğleden sonra sınırlı sayıda davetlinin katıldığı bir anma ve anlama programını gerçekleştireceğiz. Bütün il ve ilçe teşkilatlarımız, bir kısmı salon programlarıyla, bir kısmı açık hava programlarıyla, bir kısmı camilerde mevlit ve Kur’an tilaveti ile şehit liderimizi ve onunla birlikte şehit olan arkadaşlarımızı anacağız' ifadelerini kullandı.

Destici, terörle mücadeleden bahsederek, terör örgütü sözcülüğünü yapan partinin TBMM’de temsil edildiğini söyledi. Destici, 'TBMM’de bulunan, sözde bir siyasi partinin, ülkemizin uluslararası alanda yaşadığı her ihtilafta ülkemizin hasımlarının tezlerini desteklemesi, ülkemizin düşmanlarının tarafında olması gibi bir saçmalığı yaşadık ve hala yaşıyoruz. Ülkenin yaşadığı en kritik anlarda Kurtuluş Savaşı’nı yöneten, Cumhuriyetimizi kuran Gazi Meclisimiz yıllarca içine sızmış terör uzantıları nedeniyle ülkenin güvenlik konularını görüşemedi ve gizli oturumlar yapamadı. Defalarca ’bu utanç artık sona ersin’ dedik'
İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin olarak Destici, 'Kadınları, çocukları, aileyi korumak için marjinal ve sapkın hayat tarzlarına hukuki zemin kazandırılmasına ihtiyacımız da yok, izin de vermeyiz. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ‘kadınları öldürmek yasak değil’ anlamı ve üslubuyla kamuoyuna sunulması art niyetli, yalan ve provokasyondur. Çözümü İstanbul Sözleşmesi’nde değil, kendi inancımızda, kültürümüzde, irfanımızda, kendi kanunlarımızda aramalıyız' dedi.