Ey Rabbimiz!Bize Recep'i ve Şaban'ı mübarek kıl ve bizi Ramazan-ı Şerif'e ulaştır.(Amin.)
Rahmet ve bereket ayları üç aylar başladı. Üç güzel ay. Recep, Şaban ve Ramazan...
Bu ayların kıymetini bilmek için öncelikle ehemmiyetini öğrenmek gerekiyor. Üç aylar; dualarımızın, tövbelerimizin kabul edildiği aylardır. Rabbimiz bu aylarda yaptığımız ibadetlerimize bire bin sevap ihsan ediyor. Recep Ay'ı ile başlayan, Şaban Ay'ı ile devam eden ve Ramazan Ay'ı ile sona eren bu ayları çok güzel değerlendirmeliyiz.Recep Ay'ı içerisinde iki kandil gecesi vardır.Bunlar;Recep’in ilk Cuma gecesi olan Regaib Kandili;yirmi yedinci gecesi  Mira’c kandilidir. Regaib; istemek çaba göstermek, bağışlanmak anlamlarına geliyor. Regaib kandili üç ayların ilk kandil gecesi olmakla birlikte Efendimizin ana rahmine düştüğü gece olarak da bilinir. Günahlarımızdan arınma, temizlenme gecesidir aynı zamanda. Regaib gecesini güzel geçirmeden Mirac'la yükselmemiz mümkün değildir. Mirac'ın kelime anlamlarından birisi de ‘’merdiven’’dir.Merdiven aslında burada soyut bir ifadedir. Rabbimize  günde beş defa iltica ediyoruz.Bunu sağlayan namazlarımızdır.Efendimiz Mescid-i Haram'dan, Kudüs'e oradan da manevi asansör de dediğimiz Mirac'la rabbimizin katına yükselmiştir.Efendimiz Mirac'a yükselmeden evvel bütün peygamberlerin ruhlarına imamlık etmiş, onlara Kudüs’te namaz kıldırmıştır. Mirac'ta bize, 5 vakit namazı, Amenerrasülünü, İsra süresinin 22-39.ayetlerinde bahsedilen oniki adet İslam prensibini ve Allahu Teala ile konuşmalarını ve Cebrail (as)’ın konuşmalarını içeren Ettehiyyatü duasını getirmiş, hediye etmiştir. Bu kandil geceleri  ruhumuzu, bedenimizi aydınlatmakta bizi günahlardan arındırmaktadır. Efendimiz şöyle buyuruyor: Recep Allah'ın Ay'ı, Şaban benim Ay'ım, Ramazan ise ümmetimin Ay'ıdır.
Beş mübarek geceden dördü bu aylar içerisine yerleştirilmiştir.İşte bunlar Regaib,Miraç,Beraat,Kadir Gecesidir.Beşinci gece ise Cuma Gecesi’dir.Bu gecelerin kıymetini ne kadar iyi bilir ve ne kadar iyi değerlendirirsek bu bizim hem dünyamızı,hem de ahiretimizi güzelleştirecektir. 
İmam Bursevi Hz.  üç ayları çok güzel bir şekilde anlatıyor. Kalabalık bir ordu...Bu ordu seferden dönüyor.Asker yorgun ,perişan bir durumda. Ayakta zor duruyorlar. Komutan askerlerine şöyle sesleniyor:
-Askerlerim! Biraz sonra bir tünele gireceğiz. Tünelde göz gözü görmeyecek. Size bir emir veriyorum. Tünele girdiğinizde elinize gelen çakıl taşlarını çantanıza, ceplerinize doldurmayı ihmal etmeyin. Askerler şaşkın!! Komutan herhalde bizimle alay ediyor. Ne işe yarayacak bu çakıl taşları? Hem bu yorgun halimizle, mecalimiz de yok zaten “ boşver” diyorlar. Bir kısım asker de birkaç tane çakıl taşı toplarız. Komutan sorarsa gösteririz diyorlar. Diğer grup asker ise; madem bu bir emirdir. Biz de komutanımızın emrine uymakla yükümlüyüz deyip çakıl taşlarını ceplerine, çantalarına topluyorlar.
Tünelden çıkınca bir de bakıyorlar ki; çakıl taşları çok değerli taşlara benziyor. Mücevherat, yakut, elmas... Toplamayanlar pişman oluyor. Toplayanlarda keşke biraz daha toplasaydık diye pişman oluyorlar. İşte üç aylar buna benziyor.Torbamızı ne kadar çok doldurursak azığımız da o kadar çok ve bereketli  olur.
İşte bu güzel günlerin ve gecelerin değerini bilmek ve güzel gecelerin manevi atmosferini soluklamak bizim elimizde. Hele şu günlerde böyle güzel günlere ve hecelere daha çok ihtiyacımız var.
İdlip'te şehit olan 33 Mehmetçiğimize Allah'tan af ve mağfiret diliyor, rabbim acılı ailelerine de sabırlar ihsan etsin. Bu vatan güçlü, bu vatan sahipsiz değil. Biz birden  bin oluruz. Kanlarımızdan tekrar diriliriz. Bu vatanı, bu ülkeyi kimselere yâr etmeyiz. Selametle...