Bu senenin başından beri hep seneyi suçladık. 2020’de yüzümüz bir türlü gülmedi dedik. Senenin suçu neydi peki? İnsanlar belki de bugüne kadar ki günahlarının bedelini ödüyor kim bilir? Bir virüsle evlere hapsolduk. Bir deprenmle sokakalara döküldük. Belki de bu yıl içinde yalnızca ölümü bekliyorduk.

Aslında hep yapmamız gereken şey bu değil miydi? Ölümü beklemek... Sonuçta bu dünyaya ölmek için geldik. Senenin hiç bir suçu yok. Bir kaç ay sonra da 2020 elbet bitecek. O zaman görelim bakalım hala aynı sorunlar devam ediyor mu? Görelim bakalım gerçekten suçlu olan 2020 mi? Tüm bu kötü olayların yanı sıra yüzümüz hiç gülmedi bu yıl diyoruz ya, aslında bu da bizlerin elinde. Evet, bir şeyler kötü ilerliyor olabilir ama bununla da yaşamak zorundayız. Hayatımızda hep bir gerçeklik var. İyi veya kötü... Kötülüklerin arasında ufacık şeylerle mutlu olabilmek bizlere bağlı. Bir çocuğun gülümsemesinde, esen rüzgarın yüzünüzü okşamasında bulabilirsiniz mutluluğu. Sadece nasıl baktığınız önemli.

Hayatımızda şükür olduğu zaman mutluluk da hep bizimle olacaktır. Çünkü şükretmemiz gereken bir çok sebep var. Yeni bir güne başladığımıza, sağlıkla rahat nefes alabildiğimize şükretmeliyiz. Her gün dilimizden düşmemesi gereken tek bir cümlemiz var: Halimize bin şükür...