Herkesin hayatta büyük büyük "ASLA"ları vardır. Kimi bir duyguyu, kimi bir yiyeceği, hatta ve hatta çoğu şeyi kestirip atar insanlar. "Hayatta işim olmaz!" Belki de gün içinde defalarca kullanıyoruz bu cümleyi. Çünkü insanlar alışılagelmiş hayatlarının dışında bir hayata sıcak bakmıyorlar. Dahası farklı şeyler denemekten korkuyoruz desek doğru olur.

Oysa ki hayat, kendinize ve çevrenize verdiğiniz sözleri, gençlikte prensip belirlediğiniz şeyleri yıkıp yerine yenilerini koymaktan ibarettir. Asla dediğimiz bir çok şeyi yapmaya mecbur kalabilir ya da hayat şartlarına göre gönüllü olarak kabul edebiliriz. Dünya değişir, siz değişirsiniz ve nihayetinde hayat denilen şey bunların toplamı olup çıkar ortaya. O kadar da takılmamak lazım döndüğümüz yollara.

Birkaç örnek verecek olursak eğer, en başta ben asla evlenmem diyen insanları görürüz. Çünkü genellikle böyle diyen kişiler ilk evlenen kişiler oluyor. İnsan çevreden gördüğü ilişkilerden korkar, ders çıkarır. Kötü bir evlilik yaşayacağını hisseder. Kimseye güvenmez. Ama aslında doğru kişiye denk gelmemiştir. Doğru kişiye denk geldiğinde ise evlenir gider işte. Büyük konuşmamak gerek.

Asla birinin yanında ağlamam demeyin. Öyle bir an gelir ki ona bile mecbur kalırsınız. Çünkü hayat bir şekilde ağlatıyor. En çaresiz anınız bir bakmışsınız birilerinin yanında denk gelmiş. Yine söylüyorum, büyük konuşmamak gerek.

Yaşadığınız şehir dışında başka bir şehirde yaşamam demeyin. Hayat öyle bir şey ki, ne olduğunu anlamazsınız bir anda başka yerde bulursunuz kendinizi. İnsanın doğduğu yer yurdudur evet ama, doyduğu yerde de yaşamak zorundadır. Hayat bizleri nereye sürükler bilemeyiz.

Asla, asla demeyin diye bir söz vardır ya hani... İnsanlar bu cümlenin vücut bulmuş şeklidir. Bunu derken bile asla der farkında olmadan. Yapmam dediğiniz ne varsa bir gün başınıza gelecek. Hayatta büyük konuşmamak gerek...