Radyoda bir müzik çalıyor. Aniden donup kalıyorsunuz. Çünkü o çalan şarkıyı siz kendiniz seçerek, dinlemek istediğiniz için özellikle açmadınız. Radyoda denk geldi işte tesadüfen. Sonra da dalıp gittiniz hayallere. Eski günlere... Geçmişte yaşadığınız o dönemlere... Eskiden ne internet vardı ne telefon. Radyo vardı işte. Sevilen parçalar çalsa, denk gelse de dinlesek diye beklenirdi.

Oysa şimdi öyle mi? Herkesin elinde telefon, telefonunda internet olduğu için insanlar istedikleri parçaları istedikleri zaman açıp dinleyebiliyorlar. Peki şimdi yeni çıkan şarkılardan ziyade, açıp da eski şarkıları dinleyen, eskilerden kopamayanlar var mı aranızda? Şahsen ben eski şarkılarda huzuru buluyorum. Hepsinin sözlerinde ayrı bir anlam var. En önemlisi de ne biliyor musunuz? Bel altı vuran şarkı yok! Şimdikilere bakıyorum bir de. Sözler birbirinden fazla alakasız. Artık beklediğimiz şu oldu. Şu kişi şarkı çıkarsa da oturup dinlesek. Ama artık devir değiştiğinden o eski sanatçılarda devire ayak uydurmak zorunda kalıyor.

Neyse ki zamanında yapılmış güzel şarkılar. Şimdikilere kesinlikle kötü demiyorum. Hepsi bir sanat sonuçta. Ve bu insanlar bu sanattan para kazanıyor. Ama işte eskinin yerini çoğu şeyin tutmadığı gibi şarkıların da tutmuyor bazen. Var mı böyle aranızda eski şarkılardan kopamayanlar..?