“Ömür bir masal gibidir. Ne kadar uzun olduğu değil, ne kadar güzel yaşandığı önemlidir.”

Uzun yaşamayı elbette ki her insan ister. Hayallerini gerçekleştirmeden genç yaşta kimse göçüp gitmek istemez bu dünyadan. Ama meselenin uzun yaşamak olmadığını kimsenin anladığı yok. Sonuçta bizler bu hayatta neden var olduğumuzun farkındayız. Er ya da geç bir gün göçeceğimizin de farkındayız. En önemlisi de ne biliyor musunuz? Bunun bir dakika sonra bile olabileceğinin farkındayız. Ama herkes o kadar dünya telaşesine kapılmış ki bu gerçekleri unutup, uzun yaşamanın peşine düşmüş insanlık.

Yaşadığımız süre boyunca odaklanmamız gereken tek şey nasıl yaşadığımızdır. İyi kalpli miyiz, yardımsever miyiz, Allah için bir şeyler yapıyor muyuz? Ve daha bir çok fazlası. Güzel yaşamak her insanın kendi elinde. İnsan kendi hayatını, kişiliğini, karakterini kendi belirler. Örneğin insan her gün kendine ben bugün Allah için ne yaptım sorusunu sormalıdır. Bunun yanında insanlık içinde ne yaptığını sorgulamalıdır. Sonuç olarak bu dünyada tek başımıza yaşamıyoruz. Hayatımızda ve çevremizde farklı yaşamlar var. Onlara da saygı duyup onlar içinde bir şeyler yapmamız gerekir.

Tüm bu söylediklerim zaten insanın güzel yaşaması için sebep olan şeylerdir. Unutmayın ki, güzel yaşamak insanın kendi elinde. Hayatınızın ipleri de sizlerin elinde. Ya salıncak kurar sallanırsınız, ya da kendinizi boyununuzdan tavana asarsınız. Karar sizin...