Mutlu olmanın sırrını bilen var mı? Aslında bu bir sırla alakalı değil! Mutlu olmak veya olmamak tamamen kişinin elinde. Etrafa güzel bakmayı bilirseniz eğer mutluluk sizin peşinizi bırakmaz.

Mutluluk herkesin daha fazla deneyimlemeyi istediği bir histir. Ancak bazı durumlar var ki bizi zor duruma öfkeye ve mutsuzluğa yönlendiriyor. Mutluluk bilimi, mutlu olmanın bir seçim olduğunu söylüyor. O halde neden seçmeyelim ki?

Yaşadığımız hayat her geçen gün değişimlerle dolu. Ne zaman ne olacağını asla bilemiyoruz. Mesela bugünün yarını var mı? Veya yarın başımıza ne gelecek? Belki bir ölüm haberi belki de bir hastalığımızın başlangıcını öğreneceğiz. Bu yüzdendir ki mutluluğu yarınlara saklamak yerine bugünü seçin ve her anın tadını çıkarın.

Sokağa çıktığımızda genellikle suratı asık insan görürüz. Çünkü hiç bir şey kimsenin istediği gibi gitmez. Ya da gitti diyelim, bizler bununla yetinmeyi bilmeyiz ve daha fazlasını isteriz. Hiç düşündünüz mü aslında bu dünyanın mutlu insanlara çok ihtiyacı var. Savaşından tutun kıtlığına kadar bir sürü sorunun içerisindeyiz. Mutlu insan demek iyi insan demek. Mutluluk içimizden eksik olmasın ki iyilik de bununla beraber hayatımızda yer etsin.

Mutlu olmamız için sebep arıyoruz ya hani. Aslında o sebep tam da yüzümüze çarpar vaziyette. Hayattayız, çok şükür elimiz ayağımız tutuyor. Gözlerimiz görüp kulaklarımız da duyuyor. Peki daha ne istiyoruz o zaman biz? Oysa bizim bu duruma minnettar olmamız gerekmez mi? Mutlu olabilmek sizlerin elinde. Bakın etrafınıza şükredecek onca çok şey var. O halde gülümseyin. Gülümsemek her insana çok yakışır...