“Yoklama alıyorum, sessiz olun! Kaygı? Burda! Hüzün? Burda! Yalnızlık? Burda! Mutluluk?... Mutluluk?” -Cemal Süreya-

Yoklama alındı. Mutluluktan ses yok! İnsanların kendi elinde değil midir mutlu olmak? Evet hayat bazen insanın yüzüne hep gülmeyebilir. Hatta bazen üst üste gelen terslikler yüzünden hiç gülümseyen de olmayabilir. Tüm zorluklara rağmen ayakta dimdik durmak öğretilmedi mi bizlere?

Evet, duruyoruz. Bütün olumsuzluklara rağmen nefes almaya, yaşamaya devam ediyoruz. Ama içimizde hep bir dert, hep bir sıkıntı. Ne zaman geçecek acılar? Bir gün gerçekten, gerçek mutluluğu tadabilecek miyiz? Peki size göre gerçek mutluluk nedir? Az önce dediğim gibi mutlu olmak kişinin kendi elinde. Ufacık şeylerden bile mutlu olmayı öğrenmek gerek.

Başımızı kaldırıp gökyüzüne baktığımızda insanlardan bulamadığımız huzuru o sonsuz gökyüzünün mavisinden bulabiliriz. Bir çocuğun gülümseyişi, taşların arasında zorlukları aşarak çıkan bir tek çiçek... Bunlar bizlere küçük de olsa mutluluk verir.

Kaybettiğimiz şeyler bu hayatta kolay kolay geriye gelmiyor. Özellikle de sevdiğimiz insanlar... Kendinizi iyi hissetiğiniz, yanında mutlu olduğunuz kişilerin yanında olun. Kaygı, hüzün, yalnızlık... Eğer isterseniz hepsi bir anda geçecek şeyler. Oysa mutluluğun kalıcı olma gibi güzel bir huyu var.

“Mutluluk neredeydi arkadaşlar? İçimizdeki derinliğin içinde. Çıkatmak ise bizlerin elinde...”